Âlem âlim oldu ya

22/9/2009 · Kategori: Ecece__ler

 

“En doğruyu ben bilirim” demek yerine,

 

“Siz yine de bana inanmayın” deseydi âlim,

 

Ben de âlim olabilirdim.

 

Ama o tuttu,

 

“En iyiyi ben bilirim” dedi,

 

Ben de âlim yerine âlem oldum.

 

Şimdi dönüp dönüp bana çarpmakta,

 

Ve bir de hesap sormakta.

 

Sırf en yanlışı ben biliyorum diye.

 

ECECE 2009

Affet!..

15/9/2009 · Kategori: Ecece__ler

dua.jpg

Allah'ım sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet!...

Anladıklarımız, anlamadıklarımızdan;

Sevdiklerimiz, sevmediklerimizden;

Dostluklarımız, ihanetlerden;

Mağfiretlerimiz, günahlarımızdan;,

Bereketimiz, yoksulluktan;

...fazla olsun diye attığımız her adımda bize güç ver.

Kutlu olsun...

MÜZE

11/9/2009 · Kategori: Ecece__ler

 Yaşama açtığım farklı bir pencereden, bir müze ziyareti..

 

 

Duvarları taştan,

Labirent yollar var bu müzede,

Hep bir umutla girdiğin,

Dönüp dolaşıp, “bu da değil” dediğin yollar…

Duvarları yaştan,

Tecrübe dediğin şeyin bileşke olduğu yollar…

Milyonlarca eserle dolu bu müze,

Rengârenk, çeşit çeşit, sırları bilinmez,

Nereden geldiği belli nereye gittiğini çoğu zaman bilmez,

Yaradan öyle yaratmış ki;

Hiçbiri birbirine benzemez!

Dolaşıyor ve görüyorsun ki;

Öyle zarif, kırılır sanıyor dokunamıyorsun, mahrumsun,

Öyle göz kamaştırıcı ki, bakamıyorsun, mahrumsun,

Öyle gönlüne akıyor ki, doyamıyorsun, mahrumsun,

Kimisine de, hem dokunuyor, hem bakıyor hem doyuyorsun,

…yine de kendini anlamıyorsun, yetmiyor,

…yine de bildiklerin, bilmediklerini anlamaya yetmiyor….

Dolaşıyorsun müzede,

Bazen dolaştıkça –dolaşıyor-,

Bazen de dolaştıkça –çözülüyorsun-

Haksızlığı, ümitsizliği, sevgisizliği görüyor üzülüyorsun,

Hoşgörüyü, sevgiyi ve Hakkı görüyor seviniyorsun,

Üzüldüğün yerden bir an önce geçmek,

Sevindiğin yerde kapanışa kadar beklemek istiyorsun,

Yapamıyorsun...

O kadar kısa molalar vermek zorundasın ki, her bir eserin başında,

Bakıyor, gözlerine inanamıyor;

Yaşıyor kendine inanamıyorsun,

Dolaşmaya devam ediyorsun.

Duramıyorsun, yoruldum diyemiyorsun…

Müzenin kapanış saati hızla yaklaşıyor,

İçerde kalamazsın,

Bir giriş hakkın var, bir de çıkış yapmak zorundasın…

Senden önce başka ziyaretçiler vardı bu müzede,

Onlar da baktılar..

Bazıları, baktıklarını gördüler, gördüklerini anlattılar…

 

Buranın adı HAYAT’TI.

Sen, anlatılanlarla geldin buraya,

Bildiğini zaten biliyorsun,

Bilmediklerine bak,

Baktıklarını gör…

Ve…

Sadece anlat…

Senden sonrakilere,

İ N S A N L I K   A D I N A …..

 

 

25.01.2006

ECECEDEN

Sorgu

11/9/2009 · Kategori: Ecece__ler

 

Dörtnal’a gidiyor hayat,

Zaman duraksız, sözler anlamsız…

Öyle bir şahlanıyor ki bazen,

Durmakta, durdurmakta, imkânsız…

Sorgulamak imkânsız…

Birlikte olmakta imkânsız, olmamakta onunla…

Yürümekte olmaz bazen; koşmakta…

Yetinmeler bitmez; yetinildiği hiç bilinmez

 

Dörtnal’a gidiyor işte hayat…

Ta içinde olmak için o hayatın,

Düşeceğini de bilsen tutunursun bir bacağına

Yine de düşmemeyi umarak…

Düşersin, acır, acıtır…

Kanar bazen,

Tampon bulmak istersin, çabalarsın,

Bulduğunu zanneder ve bastırırsın ki;

Cayır cayır yanarsın, kolonya gibi…

 

Ne önemin vardır ki senin, ya da yaranın?

Yaşıyorsundur işte ve bunu nimet bilmelisindir,

Unuturlar insan olduğunu,

Düşünmezler kendilerinin de bir gün düşebileceğini,

Canlarının acıyacağını, acıtacağını,

Yakmayı, yanmayı…

Kapris derler, bu çırpınışa,

Zayıflık derler, ağlamalarına,

Hayret ederler boğazına düğümlenince duygular…

 

Ne de olsa;

Dörtnal’a gitmektedir hayat…

Dosya:Atlar.jpg

Yalan

19/8/2009 · Kategori: Ecece__ler

Kitaplar yalan söylüyor.

Tarih yanlış anlatılıyor.

Televizyonlar, gazeteler yalan haberlerle dolu.

Bırak her şeyi, lokantada elime tutuşturdukları menü bile yalan.

Yalan sahillerin halkın malı olduğu,

Yalan dirsek çürütmenin başarı olduğu.

Yalan aşk dedikleri meşk ettikleri.

 

Bırak her şeye sahip olmayı,

Ben başladığım yere dönmeyi bile beceremiyorum.

 

Değişir dedikleri her şey yalan, değişmiyor lakin düzenin çarkı.

Bırak değişmesini, her gün bir parçamı daha parçalıyor o çark.

İnsan ki bildiğimiz form, bu form bozulmadıkça hiçbir şey değişmeyecek.

Değişir diye bekleyen, hep kaybedecek…

 

İnsan, kendine yalancı diyemediği için “yalan dünya” deyip çıkmış işin içinden.

Çivisiyle birlikte hem de…

Yakarış...

10/8/2009 · Kategori: Ecece__ler

Tanrım!

Onu hiçbir zaman,

Yıkıntıların arasında,

Kanayan yarası,

Acıyan kalbi,

Ağlayan gözlerle bırakma…

 

Gündüz kalem tutan elleri,

Gece mahreminde dolaşsın,

Zevk alsın dokunduklarından…

 

Tanrım!

Onu hiçbir zaman,

Kırıntılar arasında,

Kuruyan dudağı,

Gülmeyen yüzü,

Ağlayan gözlerle bırakma…

 

Tanrım,

Lütfen onu benim gibi yapma…

ECECE 2006

KIZLARIMA ÖĞÜTLER…

1/8/2009 · Kategori: Ecece__ler

 Aşağıdaki şiiri kızlarıma yazmıştım doğum günü armağanı olarak.
Doğrusu kimseyle paylaşmayı düşünmüyordum.
Ama Sevgili Musahip torununa seslenmiş de çok hoşuma gitti diye ben de sizlerle bu şiiri paylaşmak istedim.
Amatörce belki evet ama inanın tüm yüreğimi konuşturmuştum o gün.
Buyrun;           



                                  
….Elifim ve Zeynebime…

 

Ninniler besteleyip söylediğim,

Üşütünce ağladığım,

Üşüyünce sarıldığım,

Canımın parçası değil; hepsi dediğim,

Bahtın açık olsun diye dualar ettiğim,

Gülmeyi gözlerine öylesine yakıştırdığım,

Nar tanesinden güzel,

Nur tanesi kızım!!! Elif’im…

Bir tanesi kızım!!!Zeynep’im…

 

Gün geliyor,

Acılara bile alışıyorsun, b i t i y o r,

Sevmeye başlıyorsun, b i t i y o r,

Hayatı bir roman gibi okuyabiliyorsan,

İşte o hiç b i t m i y o r….

 

En baştan “Seni Sen” yapmazsan,

İşte o zaman;

 ya hiç b i t m i y o r,

 ya hiç b a ş l a m ı y o r…

 

Sana benim olan her şeyden,

..parça parça bırakmak istiyorum,

Biraz ordan, biraz buradan;

İşte bunlar sana……

A n n e n d e n…

Hayattan,

Tecrübelerden,

Olmuşlardan,

Olmamışlardan ö ğ r e n d i k l e r i m…

 

 

 Sevmek için yürek gerek kızım,

Alışmak için zaman…

Kazanmak için riskten,

Kaybetmek için gururdan korkmamak gerek…

Sindirmeyi biliyorsan almayı,

Sindirilebiliyorsa vermeyi, unutmamak gerek…

Çok fazla verip ardından da,

-bana yer kalmadı; dememek gerek…

Suçlanmak korkusuyla duygularından,

Yargılanmak korkusuyla kendinden vazgeçmemek gerek…

Kendi penceren her zaman “en iyiyi” göstermez,

Başka pencerelerden de bakmayı denemek gerek…

Saldırganlığı değil, uysallığı seçmek gerek…

Haklıyken de, haksızken de adil dövüşmek,

Dövüşürken düşebileceğini de bilmek gerek…

Üzülmek, korkmak, acı çekmek ve kızgınlık için de,

Kendine izin vermek gerek…

Bunlarında seni büyüteceğini unutmamak gerek…

İhtiyacın ne olduğunu bildikten sonra,

Şımarmanında, destek almanın da ihtiyaç olduğunu bilmek gerek…

Bazen gereklerin gereksiz,

Gereksizlerin de gerekli olduğunu görmek gerek…

Yazı bilmek, kışı bilmek gerek…

Matematiği de, fiziği de bilmek gerek,

Bildiklerini dantellerine,

Hayallerini yaşamına katabilmen gerek…

Farkına varmak gerek, acıyı da tatlıyı da fark etmek gerek,

Yaşamak gerek,

Yaşarken sevmek gerek…

Sana sen olmak,

Bana da sen gibi evlat gerek….

 

 

Tüm sevgimle ……..

 Anneniz

2006 / Ecece

Öz

22/5/2009 · Kategori: Ecece__ler

Hiçbir şey şaşırtmıyor, hiçbir şey çekmiyor kendine beni,

Belli ki yükümüz aynı.

Oysa özüm,

Kendine öyle çekiyor ki beni;

Belli ki yükümüz ayrı.

İyi ki hiç kopmuyorum, kopamıyorum senden.




Ey aşk!

22/5/2009 · Kategori: Ecece__ler

Sen bana hayatın değil,

Düşlerimin armağanısın...

Ol da göreyim…

7/4/2009 · Kategori: Ecece__ler

Hayat bir tavla tahtası olmuş, ondan sebep anlamıyor olmalıyım.

 

Bir taş atıyorsun yiyorlar seni, başka bir taşla ise sen yiyorsun, istemesen bile.

 

Kumar bu işte, yaşamak bu değil oysa.

 

Ne zar atmak zorunda olmak, ne üstüme zar atılmasını beklemek, ne yenmek, ne de yemek üzere gelmedimdi ben bu dünyaya.

 

Çocuklarıma, “hakkınızı yedirtmeyin” dememeliydim oysa.

 

Onlar doğuştan biliyorlardı ki, hak yerlerse kursaklarında kalırdı.

 

Amma velâkin usandım, öğretmeni boş yere rahatsız etmemek öğüdümden dolayı silgisini vermediği için tırmıklanmış yüzünün acısını dindirmeye uğraşmaktan.

 

Ben hayatın zorluğunu, ama en baba zorluğunu anne olduktan sonra öğrendim.

 

Bundan sebep, bana havanda su döven bekâr, ebeveyn olmaktan bihaber insanların sızlanmalarına da prim vermemem.

Ondan sebep, bundan sebep derken son söz,


Ol da göreyim!

 

Tek sözüm bu…

« Önceki |